+389 78 385 571 info@lgbtunited.org

Seni sevdiğimisöylemenin ayıp olduğu bir toplumda yaşıyorum.  Sana seni sevdiğimi nasıl söyleyeyim? Bütün dünyayı sana verebileceğimi nasıl anlatayım?  Buralarda hissetiklerin ve görünümünden, adının ne olduğu daha mühimken , sana hayatımın kadını olduğunu nasıl söyleyebilirim?  Gel benimle beraber geleceğimizi kuralım nasıl diyebilirim, beni sevdiğini bişdiğime rağmen ismim Martina değil Marko olsaydı hiç teredüt etmeden benimle gelecek miydin!? Nitekim benim adım Martina,  bende sadece isim kadın ismi ve cinsiyetim kadın, oysa kiuzaktan bile Marko olduğum belli. Sesli herkesin duyabileceği seni seviyorum diyemediğim için kime darılıp kızayım şimdi!? Doğaya? Allaha? Topluma? Kendime? Herkese? Kime?  Seninle bir ömür geçirmek isteddiğim hayatı yaşayamadığım için kime kızmalıyım, Martina olduğum için beraber olamadığımızı kime şikayet edeyim? Sen de beni seviyorsun bunu biliyorum. Sen kimi yargılıyorsun, suçluyorsun? Bana söyler misin? Ben kimi suçlamalıyım bilmem.  Sen de bana Marko gözüyle bana baktığın söylüyorsun ve Marko olduğumu bana söylüyorsun çünkü ben gerçekte Marko’yum, oysa ki belgelere göre ve herşeye göre Martina olduğum biliniyor, Martina’ya benzemediğim ise bambaşka bir şeydir, burada önemli olan insanların beni Martina olarak tanıması ve kimlik kartımda da Martina yazmasıdır ve hernekadar tuhaf olsada benimle beraber olmadığının sebebi de budur.   Ме сакаш и ти мене-знам. Кого ти обвинуваш? Еве кажи ми? Јас не знам кого да обвинам. Bu nedenden aşkımın belli süresi var biliyorum, aşkımın belli kullanım süresi var. Oysaki aşklar, sevgiler zamanı aşar, ebedidir, Oysa ki hayır. Benim sevgimin süresi varmış. Bu, bundan öncekiler ve gelecek sevgilerin de. Kimbilir nekadar aşklar yarım kaldı, sırf insanlar bu tür aşklara sıcak bakmadığından ve onaylamadıklarından.  Yaşanmayacak , yarımkalacak aşklara mahküm olduğum nasıl bir hayat bu? Sevginin, aşkın olmadığı hayat mı olur? İnsanlara adının ne olduğu , hisettiklerinden daha önemli olduğu bir ortamda yaşamak , hayat mı sayılır, farklı olmak burada kötü veya insan olmadığın veya daha da korkunç şeylerin ima edildiği bir ortamda yaşamak, hayat mı sayılır?
İşte burada seni sevdiğimi söyleyeceğim.  Seni seviyorum. Hayatımı seninle yaşamak istiyorum.  Bir gün bile yanımda olmadan geçmesini istemem. Seni sevmeyi seviyorum.  Beni sevmeni seviyorum. Beni sevmeni istiyorum. Ve bana:”Bende seni seviyorum” demen yerine “elveda” diyorsun. Ayıptır gerekçesiyle elveda diyorsun.  İnsanlar biliyor diye. Beni sevdiğini itirafedip aileni mahcup duruma düşürmek istemediğin için elvedadiyorsun. Ve herşeyi terkedip gitmeyi seçiyorsun, bizim bütün sevgimiz hakikidir, samimidir, güçlüdür oysa sen kendi yakınlarını mahcup etmemek adına mutluluğunu ve geleceğini gözardı edip, seni koşulsuz seven, geleceğini geçirebileceğin sevgiye kapıları kapatıyorsun.  Ve bunu ayıptır diye yapıyorsun?! Sevmek nezamandan beri ayıp tır? Beni aşkn, sevginin en yüze bir şey olduğunu öğretiyorlardı, dünyanın en güzel duygusu olduğu görüşüyle büyüdüm ve her bireyin yaşam gücünü teşkil ettiği düşüncesiyle yetiştim. Sevginin her çeşidi özeldir oysa seni bir bütün yapan yarımını bulduğunda o romantik aşklar, sevgiler bir başkadır. İşte o zaman sen sensin, sen benim diğer yanımsı,benim canımsın….ve bana “elveda” diyorsun.  Beni ve kendini de yarım hayat yaşamaya sevkediyorsun. Yarım insanlar gibi yaşama mümkün ediyorsun. Kağıtlar üzerinde sırf adım Martina diye bunu yapıyorsun. Oysa ki Marko olsaydım beraber olacaktık, bir bütün olacaktık. Belki birgün ben Marko olacağım belki de. Şimdi o durumlara çare sayılan metodlar var, ama ben herzaman senin için yetersiz bir Marko olacağım, çünkü insanlar bir dönem Martina olduğumu biliyor. Ve o zamanailene hayatının seçtiğin adamı br dönem kayıtlarda Martina olarak kayıtlı olduğunu söylemeyi utanacaksın.  Ve tekrar yine ayıpla yüzleşeceksin. Nasıl birini evine götürdün?! İnsanları mahcup etin. Marko seni nekadar çok seviyor, sen onu ne denli seviyorsun, ne denli mutlusunuz, nekadar birlik teşkil ediyorsunuz ve kendinize ne denli hak ettiğiniz…. oönemli değildir. Doğuştan Markoolarak sicillerde kayıtlı birini hayat arkadaşın olarak seçeceksin , adı Viktor olanı tercih edeceksin. Onunla yarım bir hayat süreceksin, yarım insan olarak, mutlu olduğun rölünü oynayarak yaşayacaksın. Aşık olma hali ve ihtiras geçecek ve geride sadece bir yarım kalacak.  Bir başkasında kalan yarımla yaşayacaksın, ve bütün bunlar beni sevdiğini söylemenin ayıp olduğundan yaşanacaktır. Çünkü beni sevmek günah ve ayıptır ve normal da değilmiş, nitekim bütün bunlar nerede yazıyor, bilmiyorum, toplumun önyargılarından başka nerede kayıtlıdır, bilmiyorum. 

Nüfus kayıtlarında sadece Viktor olarak kayıtlı olduğundan ve beni sevdiğin kadar onu sevmediğin biriyle yarım hayat yaşamak ise normalmiş, bu durum da ayıp sayılmazmış.  

Her gece uyumadan önceaklından beni geçireceksin.  Elektrik olarak bütün bedeninden geçeceğim ve beraber geçirdiğimiz her an ve hatıraları anımsatacaksın. Benim öpüşlerimi,, sarılmalarımı, simam, yüzüm, gözlerim ve dudaklarımı hatırlayacaksın. Rüyalarına sadece saf sevgi suyunda yıkanmak için gelmemiisteyeceksin.  Bütün hayat göğsünde bir ağrı hissedeceksin, sana ağrılım teşkil eden ve adı Marko olan bir acı hissedeceksin. Her gün senin beraber yaşayacağın Viktor’da onu bulmaya uğraşacaksın, sarılmalarında, öpüşlerinde, gülüşlerinde arayacaksın oysa bulmayacaksın. Viktor’u bırakıp dünyaya Marko’yu aramaya koyulsan bile… onu hiçbir zaman bulamayacaksın, çünkü senin Marko’n tektir, biriciktir herzaman sana aittiroysa hiçbir zaman seninle olmayacaktır.  Bütün bunlar neden yaşanacak çünkü sana seni sevdiğimi söylemem ayıpmış, bütün bunlar beni sevdiğini söylemenin ayıp olduğundan yaşanacaktır, oysa ki hakikat birbirimizi sevmemizdir, nitekim burada ayıp hakikkaten daha güçlüdür. Bana bundan sonar boş ,sevgisiz, sensiz geçen günleri saymak kalacak, seni kaybettiğimi bilerek, canımın yarısını kaybetmiş şekild eyaşamaya mahkum ediliyorum, bütün bunları sen sevdiğimi söylemenin ayıp olduğu bir toplumda yaşadığımdan yaşıyorum. Benim sevgim ve benim durumumu paylaşanların sevgisi de kullanım süresi  belli bir sevgidir veya kimi sevdiğimizi söylemenin ayıp olduğu önyargıların hakim olduğu bir toplumda yaşadığımızdan belki de o sevgileri hiç yaşamayacağız. 

 

Müellif: The Dark Knight

“Burada belirtilen görüşler müelliflerine aittri ve MCMS ve AB tutumlarını yansıtmıyor.”

“Kalıcı Vatandaş Toplumu: Sivil toplum Teşkilatların Devletten Finanse Edilmesi” Programını Makedonya Uluslararası İşbirliği Merkezi (MCMS) , Vatandaş toplumun Gelişmesine Ait Balkan Ağı (BCSDN) ve Slovenya Sivil toplum Teşkilatlarını Tanıtım, İşbirliği ve Gelişim   Merkezi (CNVOS) gerçekleştiriyor.

Proje Avrupa Birliği tarafınca finanse edilmektedir