+389 78 385 571 info@lgbtunited.org

Son bir iki yılda, tesadüf veya tesadüf olmadan, trans erkek olduğumdan şahsımın aşağılandığını, ayrımcılık hissettiğimi veya bana güldüklerini hissetmediğime dair bir olayı hatırlamıyorum.  Belki de sahip olduğum imtiyaz androjen kişiliğime ve kim olduğuma şüphe düşürmeyecek şekilde yıllarca inşa ettiğim özgüvenden kaynaklanmakadır.  Bazan kimi insanlar benim kadın tarafımı konu etttikleri durumlar var, oysa bu muhabetlere herzaman cevap veriyorum ve herzaman kendime özgün olmayı ve hayatımın güzel olmasına önem verdiğimi ve  kadınımsı olup olmadığıma bağlı söylenenelerin , erkekliğime şüphelenmeme yol açmasına izin vermiyorum,şeklindedir. Uzun yıllar toplumun bize yakışır şekilde yaşamaya caba sarfettim, çoğu sefer kendi kendime soruyordum, ben trans erkek miyim diye, içimde çok çelişkiler yaşadım (internal transfobi) ve artık yeterli olduğunu düşünüyorum.  Ben ne olduğum konusunda emin olmadığımda, o zaman başkalarının, çevremin kim olduğum konusunda kanıtı, görüşü herzaman önemli olacaktır. 

            Hayat bana hiç de kolay olmadığını gösterdi.  Hiç utanmadan yüzüme gülenler oldu ve beni parmaklarıyla gösteriyorlardı. Bütün bu aşağılamaları benden daha iyi  olduklarını düşündüğümden yaşadım,oysa ki onlar benden daha değerli değildir.  İş görüşmesinde bana benim yaşadığım hayatı hayvanların bile yaşamadığı söylendi. Fakülte yıllarımda bir hocam erkek olarak davramama yol açan durumları tedavi etmek istediğini, yaşadığı  travmaları tedavi etmek istediğini söyledi, benden erotik email adresler göndermemi istedi, masturbasyon yapıyor muyum soruyordu, ve mahremime bağlı daha neler neler merak ediyordu…bütün bunlarsadece farklılığımdan kaynaklıydı?  Hayır, farklılık değildir, sadece bu konuda pek fazla bilgiye sahip olmadıklarından bu hal böyledir. Benim tecrübelerim bana ait, farklıdır ve onların ahlaksız davranışlarındandır, benim trans oluşumla ilgisi yoktur. Onşar çoğunlukta olduklarından bende herzaman korku yaratıyordu. Dolayısıyla geçen zaman içerisinde, yaşadığım bütün ağşağılanmalar sonrasında, kendimi ezdirmeme kararını aldım, gizlenmemeyi kararlaştırdım. Yeterince kendimi ezdirdim. Hayatın kolay olmadığını kabul ediyorum, gelecek mülakatlarda belgelerimde ki verilerin neden uyumsuz olduğu konusunda konuşmaya razı olduğumu belirtiyorum, hayat butür hergünlük şeylerle dolu, ben daha iyi yarınlar için savaş etmeye devam edeceğim. İşverenlere, onların dediği gibi,  hayvanlardan bile kötü yaşadığım sorun teşkil ediyorsa, ben yılmayacağım, ayakta durmayı başaracağım.  Nekadar çok kötü olduğumu anlatabilirim, oysa şimdi orda değilim. Onların çektirdikleri çileler beni güçlendirdi, daha da güçlü kıldı.   İzler acı hatırları anımsatıyor, oysa aynı acıları artık hissetmiyorum.  Dediğim gibi androjen kişiliğime minnetarım, oysa bazan bu yeterli değildi. Ne butarafa ne o tarafa ait olmadığımı gösteren görünüşüm, benim aşaüılanmama yol açan en büyük nedenlerden biriydi. Kendimi bildiğimden bir meta konumdaydım, oysa kendim hakkımda konuştuğumda sergilediğim özgüven, kimliğime hiç şüphe düşürmeyecek şekilde düzgün konuşmam, meta olmaktan beni kurtardı.  Ben müşterilerle çalışıyorum ve çoğu sefer bana kadın olarak hitap ediyorlar, oysa bu durumun beni mahfetmesine izin vermiyorum ve üzüntü yaşamaya da müsade etmeiyorum.aynı cevam veriyorum. İyi misin sorduklarında iyiyim yanıtını veriyorum.  

            Kimliğim ve yaşama şeklimle ilgili tek gerçekten beni korkutan şey, bir gün geçim istikrarımın zeddelenmesi konusudur, oysa gelecekte bunun sorun teşkil etmemesi konusnda çalışıyorum. Yeni beceri ve yetenekler elde etme konusunda zaman ve enerji harcıyorum ve bir gün işverenlerle sorun yaşasam, kendi bilgime dayanarak geçimimi sağlamak hususunda hzırlıklar yapıyorum. Yaşadığımız toplum, iktidar ve gelecek iktidarlar bizim yüzleştiğimiz sorunların gerçek olduğunu anlayana kadar, bizzat kendi sorunlarımıza kendimizin çözüm bulmamız gerektiğini algıladım ve hayatta tutunmamız lazım, heppimiz için uygun bir çözümün bulunmasına dek heppimiz mücadele vermeliyiz. Ben başaracağım mı bilmiyorum, oysa mücadele etmek istiyorum.  

            Bu benim şahsi öykümdür ve bütün bu tutum beni mücadele etmeme teşfik ediyor. Nereye kadar varacağımı sadece zaman gösterecektir.

 

“Burada belirtilen görüşler müelliflerine aittri ve MCMS ve AB tutumlarını yansıtmıyor.”

“Kalıcı Vatandaş Toplumu: Sivil toplum Teşkilatların Devletten Finanse Edilmesi” Programını Makedonya Uluslararası İşbirliği Merkezi (MCMS) , Vatandaş toplumun Gelişmesine Ait Balkan Ağı (BCSDN) ve Slovenya Sivil toplum Teşkilatlarını Tanıtım, İşbirliği ve Gelişim   Merkezi (CNVOS) gerçekleştiriyor.

Proje Avrupa Birliği tarafınca finanse edilmektedir