+389 78 385 571 info@lgbtunited.org

New York şehrinde 28 Haziran 1969 yılında düzenlenen “Stonewal İsyanı” dünya genelinde LGBT toplumunun hakları için mücadele başlangıcı sayılmaktadır.  Stonewall’da siyasi isyanı LGBT-kişilerini daha derin ve daha ağır seyahate teşfik etmiş. 

 

Stonewall isyanı aynı zamanda, “Stonewall Ayaklanması” olarak da adlandırılıyor ve New York’da Grinviç Vilic’de bulunan “Stonewal” gey  barı önünde 28 Haziran 1969 yılı sabahın erken saatlerinde polis ve LGBT topluluğu arasında başlayan bir dizi şiddetli çatışmalardan ibarettir.  İsyanın gittikçe artması ve şiddetlenmesiyle, spontane olarak Uluslarararsı LGBT hakları için mücadele başladı. 

 

İsyanlar

  1. yüzyılın 60’lı yılları ve önceki dönemler lezbiyen, gey erkekler, biseksüeller ve transseksüeller için Amerika’da iyi dönem değildi. New York’ta  kanunla eşcinsellik yasaklanmıştı.

 Gey barları, lezbiyen, gey erkekler, biseksüeller ve transseksüellerin relatif güvenli ortamda sosyalleşmeyi gerçekleştirebildikleri yerlerdi. Bu barların çoğu süregenli polis tarafınca katı davranışlara sahne oluyordu.

LGBT topluluğunun buluştuğu ünlü iyi bir yer “Stonewall Inn” barıydı, karanlık, dopdolu bir bar, sözde alkohol tüketimi için lisansı olmadığı bir barmış.

28 Haziran 1969 yılı tarihinde günlerden Cumartesi sabahın erken saatlerinde, dokuz polis “Stonewall İnn” barına girmiş ve çalışanları lisansız alkohol satımı gerekçesiyle tutuklamışlar, bar sahiplerinin birkaçına çok kötü muamele etmişler, barı toparlamışlar ve New York şehrinin cezai statüsü uyarınca, o dönemde geçerli olan kendi cinsine uygun üç eşyası olmayanları tutuklamayı onaylayan kuralları gereğince birkaç kişiyi tutuklamışlar. Bu olay, relatif çok kısa zaman içerisinde Grinviç Vilic’de gay barlara yapılan üçüncü aramayı teşkil ediyorumuş. 

Oysa önceye kıyasen bu sefer bar önünde duran kişiler önceleri mekandan uzaklaşıyorlarmış bu sefer ise bulundukları yeri terketmemişler. Polisin bar sahiplerini polis arabasına taşımalarını seyrettiklerinde  biriktirdikleri öfke apacıkmış ve çok daha belirginmiş. Polise karşı itaatsiz davranmaya başlamışlar ve şişeler ve ellerind eher ne bulunduysa onları atmaya başlamışlar. Bar etrafında yaklaşık 400 kişi toplanmış ve isyanlarını dile getirmeye başlamışlar, bu nedenle de daha çok polis çağırma mecburiyetinde kalmış ve nihayetinde başka çıkış yolları bulunmadığından, isyankarlardan korunmak için bara sığınma mecburiyetinde kalmışlar. Polis barikadı çok kısa zaman içerisinde devrilmiş ve bar ateşe verilmiş. Şansına artırılan polis güçleri ve itfaiyenin erken olay yerine gelmesiyle yangın zamanında söndürülmüş, oysa belli anlarda binlerce kişinin de katıldığı protestolar, ilerleyen günlerde de devam etmiş. 

Çoğu tarihçi bu ayaklanmayı  polis tarafınca süregenli yapılan rahatsızlanmalara karşı ve 1960’lı yıllarda farklı cinsiyet azınlıklarının yaşadığı sosyal ayrımcılığa karşı aniden meydana gelen protesto olarak nitelemektedirler.  LGBT gruplarının başka protestoları olmasına karşın, “Stounwall” olayı, lezbiyen, gey erkekler, biseksüeller ve transseksüellerin, ortak bir neden etrafında birleşmenin değerini farkettikleri bir olay olarak önemlidir.

 

Stounwall mirası

Stounwall ayaklanması LGBT hakları mücadelesini başlatmamasına rağmen, LGBT+ siyasi aktivizim için bir hareket gücünü oluşturuyordu ve çok sayıda LGBT+ hakları kuruluşlarını9n kurulmasına yol açtı, Gay Liberation Front (Gey Kurtuluş Cephesi), Human Rights Campaign (İnsan Hakları kampanyası), GLAAD (İftiraya Karşı Gey ve Lezbiyenler İttifakı) ve PFLAG (lezbiyen ve Gey Bireylerin Ebeveyinleri, Aileleri ve Dostları). 

2016 yılında ABD başkanı Barak Obama ayaklanmanın yürütüldüğü yerleri Stonewall İnn,  Kristofer Park ve etraf cadde ve trotuarları, LGBT topluluğunun hakları konusunda kazandırdıklarına takdir maksadıyla milli anıtlar olarak ilan etti.

“Burada belirtilen görüşler müelliflerine aittri ve MCMS ve AB tutumlarını yansıtmıyor.”

“Kalıcı Vatandaş Toplumu: Sivil toplum Teşkilatların Devletten Finanse Edilmesi” Programını Makedonya Uluslararası İşbirliği Merkezi (MCMS) , Vatandaş toplumun Gelişmesine Ait Balkan Ağı (BCSDN) ve Slovenya Sivil toplum Teşkilatlarını Tanıtım, İşbirliği ve Gelişim   Merkezi (CNVOS) gerçekleştiriyor.

Proje Avrupa Birliği tarafınca finanse edilmektedir