+389 78 385 571 info@lgbtunited.org

Eşcinsellik en büyük stigma olmasına rağmen, neden meydana geldiği ve eşcinselliğin meydana gelmesine dair somut nedenleri henüz tam ve ayrıntılarıyla açıklanamayan en büyük sırrı teşkşl etmeye devam ediyor.

 

Tıp ve bilimde elde edilen büyük ilerleme ve gelişime rağmen, dünyada hala hiç kimse somut olarak eşcinselliğin belirmesinde hormonlarla bağlantısı olup olmadığını tespit etmeyi başaramadı veya eşcinselliğin insan organizmasında meydana gelen dengesizlikten kaynaklı belirdiğini ispat etmedi, çünkü insanlığın gelişim evriminde eşcinselliğin belirmesine sebebiyet veren brçok etkenler meydana çıkmıştır, onlardan bazıları psikolojik, sosyal, genetik vb. etkenlerdir.

 

Eşcinselliğin deviyasyon olmadığı belirtilmelidirve insanlığın yaratılışından beri mevcut olduğu söylenmelidir, çünkü eşcinselliğin belirmesine dair deliller antik çağlardan mevcuttur ve eşcinselliğin varlığına bağlı ilk delillere Mısır’da millattan önce 2400 yılında rastlanmaktadır, bundan hareketle eşcinselliğin normal ve doğal bir belirti olduğu sonucuna varılmaktadır, eşcinsellik  faunanın meydana gelmesiyle birlikte meydana gelmiştir, eşcinselliğe sadece insanlat eğilim göstermiyor, 1500 hayvan türü de eşcinselliğie yatkınlık göstermektedir.

 

Devamda eşcinsellikle ilgili daha az bilinen birkaç bilimsel ve tarihi gerçekler:

 

  1. Dünya genelinde bilim adamlarının yaptığı değerlendirmelere göre dünyanın %5 ahalisi eşcinssel yönelimi vardır
  2. Dünya tarihinde, yazılı delillerden bazı kültürlerde eşcinssel davranışlar özellikle erkeklerde bu tür davranışlar zayıflık  veya eksiklik olarak algılanmıyormuş, erkekler nazik ve yeterince erkeksi olmadıkları gibi değil aksine erkeğin erkekliğne kanıt olarak algılanıyormuş.  Bu tür örnekler özellikle Kelt ve Antik Yunan kültüründe dile gelmektedir.
  3. Rahimde steroid düzeyinin artmasının kızlarda lezbiyen olma şanslarını artırdığına dair deliller mevcuttur.
  4. Çin’de eşcinsellik Çin medeniyetinin başlangıcının erken evrelerinde kayıtlanmıştır ve çoğu kez eşcnseller “kesilen kol” ve “Geç Uygulama Keyfiyeti” olarak adlandırılıyordu.
  5. Eşcinsel evlilikler şu ülkelerde legaldir: Belçika, İspanya, Kanada, GüneyAfrika, Norvej, Holanda, İsveç, Portekiz, İsland ve Arjantin. Meksiko’da eşcinsel evlilikler legaldir ancak sadecek Meksiko Siti’de yapılmaktadır.
  6. “Gey Betsi Ros” olarak da bilinen Gilbert Beyker, San Francisko’da 1978 yılında, gökkuşağı veya onur yürüyüşü bayrağının tasarımını yaptı. Bayrakları lezbiyen ve gey onurunun en belirgin sembölünü teşkil etmektedir. Renkleri, kırmızısı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit mavisi  ve mor renkleri cinsellik, hayat, şifa, güneş, doğa, sanat, uyum ve ruhu simgelemektedir.
  7. Holivud etütleri 1930 yılında Film üretim kodeksini onayladı ve bu şekilde eşcinselliğe yapılan bütün yönlendirme  ve gösterileri yanısıra filmlerde “cinsel sapıklıkları” yasakladı. O kodeks 1934 yılında Katolik Nezaket Lejyonu baskısıyla güçlendirildi. Kodeks 1960 yılına kadar yürürlükte kaldı ve ardından da kaldırıldı.
  8. İlk Amerikan Lezbiyen dergisi “Tersine” (Vıce Versa) olarak adlandırıldı ve Lisa Ben (“Lezbiyen”anagramıyla) çevrik kelimesiyle yazılı ve imzalıydı.
  9. ABD Kongresi 1952 yılında ABD dışından bütün lezbiyen ve homoseksüellerin ülkeye girişini yasaklayan kanun getirdi. Kanun 1990 yılında kaldırılmasına kadar  bütün hukuki belgelerde mevcuttu.
  10. “Oskar Vayld” anı-kitapçısı 1967 yılında New York’da kurulmuştur ve dünyada kurulan ilk gey-kitapçı dükanıdır.
  11.  1982 yılında Gay Related İmmune Disorder (GRID) olarak adlandırılan hastalık  İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (AİDS) olarak değiştirildi.
  12. Antik Yunanlar  “heteroseksüel” ve homoseksüel” arasında dikotomiye işaret eden ifadeleri yokmuş. Bunun yerine, antik yunanlıların cinsel ilişkilerindeki farklar kimin pasif kimin aktif röl alacağına bağlıymış. Eynı cinsten sık rastlanan cinsel ilişki danışman olarak hareket eden daha yaşlı erkek veya erastiit ile daha genç mdel ve sevgili temsil eden delikanlı veya eromonos arasında yaşanan ilişkiymiş.  Spermin bilgi kaynağı olduğu inancı yaygınmış ve spermin akmasının daha yaşlılardan bilgeliyi daha gençlere aktaracağı görüşü mevcutmuş.  (Eratitler Ermonoslara) .  
  13. Lezbiyen sözü Yunan Lezbos adasından kaynaklanmaktadır, kadına olan aşkını ve kadın  güzelliğine hayranlığını şiirleriyle dile getiren Şair Safo’nun evi.
  14. Kimi bilimadamları yaptıkları inceleme ve araştırmalarından elde ettikleri neticelere göre ilk eşcinsel çiftine m.ö. 2400 yılında Mısır’darastlanmıştır ve bu çifti hizmetçiler Knumhotip ve Niyanhhnum oluşturuyordu.
  15. Cüce Şimpanzonun  bütün türü biseksüeldir. Arslanlar da eşcinsel davranış sergilemişlerdir.  Eşcinsel davranışlar 1.500 havan türünde kaydedilmiştir ve en belirgin bileşik  sürüde yaşayan hayvanlarda görülmüştür.
  16. Lezbiyen sözü sadece kadın eşcinselliğine ilişkinen “gey” terimi bütün LGBT topluluğu mensuplarına ilişkin olabilir.  Bir kesim “ eşcinsellik” sözünün kullanılmaması gerektiğinden yanadır, çünkü bu söz sadece cinsel davranışı kapsıyor, bütün insani, bileşik, romantik, duygusal tarafları içermiyor.
  17. 2005 yılında, İsveç araştırmacıları, kadın sidik bileşimini koklayan streyt erkeklerin hipotalamusunun aydınlandığını dahası canlandığını, hareket ettiğini keşfetmişler. Gey erkeklerde ise bu durum kaydedilmemiş. Bunu  yerine eşcinsellerde hipotalamusları erkek  ter bileşimini kokladıklarında aydınlanıyormuş veya tepki gösteriyormuş, ve reaksiyonun streyt kadınlarda da benzer olduğunu tespit etmişler.
  18. Yirminci yüzyılın daha büyük bölümünde, çoğu araştırmacılar eşcinselliği terbiye edilmekle bağlıyorlar. Örenk, Froyd  aşırı koruyucu tavır sergileyen anneler ve mesafeli babalar erkek eşcinselliğin belirmesinde büyük katkıları var.
  19. Merkur gezegeni transeksüel topluluğun kullandığı semböldür. Merkuz simgesi yarıay ve haç şeklindedir ve bu bir kişilikte uyum içerisinde erkek ve kadın prensiplerini temsil etmektedir. Bundan başka, Tanrı Merkur hem erkek hem de kadın cinsel organlara sahip Hermafrodit’i doğurmuştur.
  20. Yudizim, Hristiyanlık ve İslam dini eşcinselliği kınamıyor. Her üç kitapta, Tanrı eşcinsel uygulamaları kınamaktadır, oysa bizzat eşcinselliği kınamıyor.

 

 

 

 

“Burada belirtilen görüşler müelliflerine aittri ve MCMS ve AB tutumlarını yansıtmıyor.”

 

“Kalıcı Vatandaş Toplumu: Sivil toplum Teşkilatların Devletten Finanse Edilmesi” Programını Makedonya Uluslararası İşbirliği Merkezi (MCMS), Vatandaş toplumun Gelişmesine Ait Balkan Ağı (BCSDN) ve Slovenya Sivil toplum Teşkilatlarını Tanıtım, İşbirliği ve Gelişim   Merkezi (CNVOS) gerçekleştiriyor.

Proje Avrupa Birliği tarafınca finanse edilmektedir.